27 Ekim 2015

Mutfağa dönüş

Mutfak deneyimlerimi yayınlamaya devam etmek istiyorum. Çok yakında yeni tariflerle arkanızdayım.

Görüşmek üzere...

15 Mart 2012

HAVUÇLU KEK

Günlüğüme uzun zamandır vakit ayıramıyorum.

Geçen hafta, Ümran hanım'ın havuçlu kek tarifime ulaşamaması ve ricası üzerine, artık yeterli zamanı ayırıp, bu güzel kek tarifimi günlüğüme koyma vaktinin geldiğini anladım. Fırınımda bir adet portakallı kekim pişerken, diğer yandan da uzun zamandır bekleyen havuçlu kekin tarifini yazmaya koyulmanın tam zamanı.


Malzemeler

  • 4 iri yumurta
  • 2 su bardağı şeker
  • 1/2 su bardağı eritilmiş tereyağı 
  • 1/2 su bardağı zeytinyağı
  • 3 su bardağı un
  • 3 su bardağı ince rendelenmiş havuç
  • 1 su bardağı dövülmüş ceviz
  • 1 paket vanilya
  • 1 paket kabartma tozu
  • 1 fiske tuz
  • 2 tatlı kaşığı tarçın
  • 1 tatlı kaşığı limon kabuğu rendesi

 Hazırlanışı


Un, kabartma tozu ve vanilya 2 kez elenir. Unlu karışıma tuz eklenir ve karıştırılır. 

Yumurtayı mikserde iyice çırpılır. Şeker azar azar eklenerek, çırpma işlemine devam edilir.
Şeker eridiğinde ve karışım köpük köpük olup kabardığında, tereyağı ve zeytinyağı eklenir.
Yumurtalı karışıma havuç, tarçın ve limon kabuğu rendesi eklenir ve karıştırılmaya devam edilir.
En son, un ve ceviz ilavesiyle, tüm malzemeler bir araya getirilir.

Yağlanmış ve unlanmış kek kalıbında, 175 derecede ısıtılmış fırında pişirilir.
Kibrit çöpü kekin ortasına batırılarak, pişip pişmediği kontrol edilir.
Pişen kek fırından alınır.

Soğuduktan sonra üzeri pudra şeker elenerek süslenir.

Afiyet olsun....

28 Ağustos 2011

ÇİKOLATALI KAP KEKLER - CHOCOLATE CUP CAKE


Resimdeki cup cake leri, benimle mutfağa girmek için can atan bir genç bayanın doğum günü için yapmıştım. 
Kendisi arkadaşımın kızı ve çikolataya bayılır. Her yıl olduğu gibi, bu yıl da yine çikolatalı pasta siparişi vardı. Annesi ile iş bölümü yaptık ve partiye katılan diğer çocukları da düşünerek, heyecan katmak için, pastaya ek olarak resimde görülen çikolatalı kap kekleri de yaptık. 

Kekleri hareketli olması için iki ayrı boyda hazırladım. Şaşırtıcı bir şey, çocuklar pastadan çok bu kekleri bayıla bayıla yediler ve pastaya yer kalmadı.  

Fakat üzerindeki krema süsleme de keklere çok ama çok yakışmıştı.

Kekin malzemesi ve tarifi için; daha önce günlüğümde yayınlamış olduğum bol çikolatalı muffin tarifini kullandım. 

Üzerinin kreması için;
  • 100 gr sütlü kuvertür çikolata
  • 100 gr krema
  • 100 gr tereyağı 

Tereyağı oda sıcaklığına getirilir ve bir miksere konarak, çırpılır. Krema teflon bir tencerede ısıtılarak, içine rendelenmiş çikolata eklenir ve çikolata eriyene kadar kısık ateşte karıştırılır. Eriyen çikolata ateşten alınır ve oda sıcaklığına bırakılır. Tereyağı ve çikolatalı krema aynı ısıya geldiğinde, krema tereyağının içine eklenir ve mikserde iyice karıştırılarak birbirine yedirilir. 
Karışım, bir sıkma torbasına, evinizde yoksa bir buzdolabı poşetine konur, ağzı kapatılır ve buzdolabında bekletilir. Çok katılaşmasına izin vermeden, buzdolabından çıkarılır, poşet kullanıldıysa ağzından küçük bir kesik atılır ve keklerin üzerine sıkılır.  
Ben en sonunda süslemek için üzerine, renkli küçük çikolatalı şekerlerden kullandım.

Krema konusunda küçük bir uyarı vermem gerekiyor. Eğer kış dönemiyse sorun yaşamazsınız. Fakat yaz döneminde, hazırladıktan sonra servis öncesine kadar kekleri buz dolabında saklamanızı öneriyorum. Krema hava fazla sıcak olursa yumuşayabiliyor ve bazen de akıcı olabiliyor.




7 Ağustos 2011

FINDIKLI TARÇINLI RULO

Değerli izleyicilerim,

Yeni hobilerimden dolayı, uzunca bir süredir güncellemeye zaman ayıramadığım leziz tarifler günlüğüme, çayın yanına çok yakışan bu güzel tatlı tarifimle yeniden hayat vermek istedim.

Aslında patisserie hobimden hiç de uzaklaşmış değilim. Bilgisayarımda ve kıyıda köşedeki notlarımda bekleyen tariflerin çoğaldığını, bilgisayar kayıtlarımda temizlik yaparken fark ettim ve yayın yapmamın zamanının geldiğini anladım.

Findikli tarçınlı rulo çok eskilere dayanan ve uzun yıllardır yapmadığım bir tarifti ve geçen aylarda eski tarifleri karıştırdığımda gözüme çarptı ve tekrar denemek istedim. Umarım siz de beğenirsiniz.


Malzemeler

Hamuru için;
  • 500 gr un
  • 150 gr oda sıcaklığında tereyağı
  • 150 gr şeker
  • 50 gr pakmaya
  • 250 gr ılık süt
İçi için;
  • 250 gr fındık
  • 5 yemek kaşığı kakao
  • biraz tarçın
  • 40 gr şeker
  • 125 gr üzüm
  • 3-4 çorba kaşığı süt
Hamurun üzerine sürmek için;
  • Ayrıca 1 çorba kaşığı tereyağı
Glazür için;

100 gr pudra şekeri
Şekeri eritecek kadar sıcak su, 1 er kaşık olarak eklenir.

Hazırlanışı

Un ortası açılarak çukur büyükçe bir tepsinin içine konur. Başka bir kapta ılıtılmış sütün içinde pak maya ve şeker eritilir. Süt unun ortasına dökülür. Unun kenarına tereyağı küçük parçalar halinde konur. Yavaş yavaş bütün malzemeler karıştırılır. Elde edilen hamır yoğurulurmve ele yapışmayacak hale gelince, bir kap içinde altı ve üstü unlanarak bırakılır.

İçi için tüm malzemeler karıştırılarak bulamaç haline getirilir.

Hamur merdane ile orta kalınlıkta açılır. Üzerine tereyağı sürülür.Yapılan bulamaç hamurun ortasına diklemesine yerleştirilir. Hamur yuvarlak olarak sarılır. İstenirse olduğu gibi, istenirse dilimlenerek de, pişirme kağıdı yerleştirilmiş tepsiye konarak mayalanmaya bırakılır.

1 saat sonra, 170C sıcaklıktaki fırında pişirilir. Üzeri kızarmaya başlayınca kürdan ile pişip pişmediği kontrol edilir. Pişince fırından alınır ve soğumaya bırakılır.

Üzerine glazür sürülerek servis yapılır.

Afiyet olsun..:))

28 Şubat 2010

KANDİL SİMİDİ / TUZLU KURABİYE

Bu tarife bayılıyorum. Şeklini değiştiriyorsun, hem simit oluyor hem de tuzlu kurabiye. Ben özellikle sarmal şekliyle yapmayı tercih ediyorum.
Bu tarifi defterden elektronik ortama taşıyıp, damak tadına önem veren herkesle paylaşmak istedim. Fakat uyarmadan duramayacağım, içindeki yağdan dolayı kötü huylu kolestrol değerlerinizi yükseltebilir , o yüzden lütfen dikkat edin. Şimdiden afiyet olsun.
Malzemeler

  • 1 paket oda sıcaklığında margarin (isterseniz yarı margarin yarı tereyağı da kullanabilirsiniz)
  • 3 su bardağı dolu dolu un
  • 1 yemek kaşığı dolusu toz mahlep
  • 1 yemek kaşığı dolusu toz şeker
  • 1 tatlı kaşığı dolusu tuz
  • 1 paket kabartma tozu
Üzeri için,
  • Susam
  • Çörek otu
  • 1 yumurta sarısı
  • 1 kase su
Hazırlanışı

Tüm malzemeler karıştırılır. Hamur haline getirilip iyice yoğurulur ve streç filme sarılıp buzdolabında 2 saat kadar bekletilir.

Fırın tepsisine yağlı kağıt konur.

Kandil simidi yapmak için hamurdan alınan parçalar yuvarlak hale getirilir ve önce suya sonra susama batırılarak fırın tepsisine yerleştirilir.

Tuzlu kurabiye yapmak için ise, hamurdan alınan parça avuç içinde yuvarlanarak uzun hale getirilir ve sonra ortasından 2 ye kıvrılır ve her 2 kol birbiri üzerine sarılarak, sarmal hale getirilir. Üzerine yumurta sarısı sürülür ve çörek otu ekilerek tepsiye yerleştirilir.

170 C ye ısıtılmış fırından 30-40 dakika renkleri dönünceye kadar pişirilir. Çok fazla kızarmadan
fırından almak gerekmektedir. Yoksa hamurun içindeki yağ unu yakmaya başlayacaktır.

Afiyet olsun..:)))



2 Ağustos 2009

ÇİLEKLİ RULO MERENG

Bu tatlıyı mutfağıma ve arşivime, sevgili arkadaşım Selin Kutucular kazandırdı.
http://www.idefix.com/kitap/selin-kutucular/urun_liste.asp?kid=91336&query=0&f=1
Selin gibi tatlı ve zarif bir tarif.
Çilek zamanı gelince, o dönem misafirim olursa, kesinlikle bu güzel tatlı soframda baş köşededir.
İçerisinde yumurta sarısı, yağ ve un olmayan, kalorisi sadece şekerden oluşan bir tatlı.
Nispeten hafif diyebilirim. Bu tatlıyı kışın çilek olmadığı dönemlerde, muzla denemeyi çok istiyorum.

Gelelim tarifimize,
Malzemeler
  • 4 yumurta beyazı
  • 250 gr toz şeker
  • 45 gr file badem
  • 250 gr çilek (4'e bölünmüş)
  • üzerini süslemek için pudra şekeri
  • İçi için, 1 paket vanilya + 1 paket sıvı krema + 1/2 su bardağı pudra şekeri ile iyice çırpılarak yapılmış ve buzdolabında iyice soğutulmuş krema

Hazırlanışı

Dikdörtgen fırın tepsisi, ayçiçek yağıyla yağlanır ve yağlı kağıt ile kaplanır.

Yumurta beyazı kar haline getirilir ve toz şekeri her seferinde 1 yemek kaşığı olarak eklenir, parlak ve katı bir kıvama gelinceye kadar çırpılır. Bir kaşık yardımıyla yağlı kağıda eşit yoğunlukta yayılır. Üzerine bademler serpiştirilir.

Önceden ısıtılmış fırının üst katında 220 C de üzeri hafif renk alıncaya kadar pişirilir. (8-10 dk). Fırın sıcaklığı 160 C ye düşürülür ve 10 dk. daha merengin üstü sertleşinceye kadar pişirilir.

Fırından çıkarılır ve başka bir pişirme kağının üzerine ters çevrilir. Üstte kalan kağıt çıkarılır ve mereng 10 dk. soğutulur. Üzerine krema sürülür ve çilekler dizilir. Alttaki pişirme kağıdı yardımıyla, mereng uzun taraftan rulo yapılır ve pişirme kağıdıyla sarılarak buzdolabına konur.

30 dk soğutulur ve pişirme kağıdından çıkarılarak, uzun bir servis tabağına konur. Üzerine elekten geçirilmiş pudra şekeri serpilir. Arzu edilirse, servis esnasında ilave krema ve çilek ile de servis yapılabilir.

Afiyet olsun..:))

28 Mayıs 2009

SÜNGER KEK


Bu kekin tarifi orta okuldan bir arkadaşımın annesine ait. Yılların eskitemediği bir tarif..

Ben çok beğenerek, temel kek tarifi olarak sık sık kullanırım. Pandispanya kıvamlı bir kek diyebilirim.

Kullanılan yağ miktarının çok az olması, yerken ve yedikten sonra bir ağırlık yaratmıyor.

Ben bu tarife çikolata, kakao, fındık, meyva kurusu ekleyerek, çeşitlendiriyorum. Bu tarz eklemeler yaptığımda, kek hamuru çok yoğun olmadığından, eklenen malzemeler kekin tabanına çöktüğü için, mutlaka kek kalıbımın tabanına bir kat yağlı kağıt yerleştiriyorum.

Şu ana kadar hiç bir pasta denememde bu kekin tarifini pandispanya olarak kullanmadım ama yumuşaklığından dolayı kullanılabileceğini düşünüyorum.

Malzemeler

  • 4 yumurta
  • 1,5 su bardağı toz şeker
  • 2 su bardağı iki kez elenmiş un
  • 1 kahve fincanı sıvı yağ
  • 1/2 su bardağı ılık su
  • 1 tatlı kaşığı kabartma tozu
  • 1 paket vanilya veya limon kabuğu rendesi
Hazırlanışı

Yumurtalar oda sıcaklığına getirilir ve mikserin en hızlı devriyle çırpılır.
Köpük köpük olduğunda, içine her defasında 1/2 bardak şeker eklenir ve 3 dk çırpılır.
Böylece şeker 3 defada eklenmiş olur ve toplam çırpma süresi 9-10 dk yı bulur.

Şekerle yumurta çırpıldıkça kabarıp beyazlayacağından, sonunda boza kıvamında kabarık bir karışım elde edilecektir. Bu aşamadan sonra, 1 kahve fincanı sıvı yağ ilave edilir ve yavaşça karıştırılır.

Elenmiş un ve kabartma tozu bir kapta karıştırılır ve mikser düşük devirde çalışırken, 1 çorba kaşığı dolusu un, 1 çorba kaşığı su olmak üzere kek karışımına eklenir ve mikserle yavaşça karıştırılır. Un ve su bitinceye kadar bu işleme devam edilir.

Kek kalıbı yağlanır ve unlanır. Kek karışımı kalıbın içine alınır ve 165-170 derece fırında
yarım saat kadar pişirilir. Piştiğini anlamak için keke kürdan batırılır. Kek soğuduktan sonra kalıbından çıkarılır.

Eğer keke, fındık, meyva vs eklenmek istenirse , kalıba koymadan hemen önce bu malzemeleri keke eklemek ve spatula ile alttan üste doğru yavaşça karıştırmak gerekmektedir. Fazla karıştırırsanız, kek söner ve istediğiniz gibi kabarmayabilir.
Afiyet olsun...

17 Ocak 2009

TON BALIKLI MAKARNA

Uzun zamandır bekleyen bir tarif. Çiğdem abla ve Tahir iş başına..Çok beklediğiniz tarif nihayet geldi....

Yoğunluk diz boyu. Üzerine de kışın getirdiği ağırlık ve kasvet çökünce, blog aktivitem oldukça azalıyor. Önceleri haftada 1-2 yayın yaparken , bu şimdi ayda 1-2 ye düştü...:)))

Olsun az olsun ama öz olsun, sadece çok lezzetliler olsun benim blogumda, denenmiş oturmuş tarifler olsun. Benim sevdiğim tarifler olsun.

Bu yazımın konusu makarna ve makarna konusunda klasik herkesin bildiklerinin dışında ek bir tanım getiremiyorum, çünkü makarna girmeyen ev yoktur bence :)))
Fakirinden, zenginine herkesin sofrasında yer alır, günü kurtarır. Besleyicidir. Usülleri vardır, ülkelere göre değişir, ev hanımının yorumuna göre değişir.

Ben makarnalarımı, soslu severim. Etrafımdaki ailelere baktığımda, klasik makarna pişiriminin yaygın olduğunu gördüm. Genelde, haşlandıktan sonra salçalı yağ, ya da sade yağda şöyle bir çevrilir ve sofraya getirilir.
Ben klasik makarna tarzını, ana yemeklerin yanına aperatif olarak kullanmayı severim.

Makarnayı ana yemek olarak tüketmeyi ve onu zenginleştirmeyi, değişik lezzetler katmayı, açıkcası özgürce makarna pişirmeyi severim. Deniz mahsüllü, sebzeli makarnalara bayılırım. Özellikle ton balıklı makarna, kendi icadımdır. Bir yerde yemiş, okumuş değilimdir. Yıllar önce aklıma bu karışım gelmiştir ve o günden beri sık sık yaptığım makarnalardan biri haline gelmiştir. Ton balıklı makarnanın vazgeçilmezi, mısırdır, zeytinyağıdır. Sıcak olduğu kadar, soğuk da yenilebilir. Gelelim tarifimize;

Malzemeler

1 standard paket istiridye kabuğu makarna, bulamazsanız, fiyonk ya da mantı makarna
haşlamak için yeterince su
3 kutu konserve ton balığı, zeytinyağlı ton amaca uygun oluyor
2 küçük kutu konserver mısır
7-8 adet kurutulmuş domates
1/2 su bardağı çekirdeği çıkarılmış ve dilimlenmiş siyah zeytin
1/2 çay bardağı sızma zeytinyağı
2 diş sarımsak
tuz
tane karabiber yoksa çekilmiş karabiber
1 dal biberiye
1/2 çay kaşığı nane

Hazırlanışı

Kurutulmuş domateslerin üzerini kapatacak kadar kaynar su dökün ve 10-15 dk kadar bekletin. Kabuklarını soyup, küçük doğrayın, mutfak havlusuyla suyunu alın.

Makarnayı tuzlu suda haşlayın. Ben dişe gelecek yumuşaklıkta pişiriyorum.

Büyükçe, teflon bir tencereye, zeytinyağı ve soyulmuş dövülmüş sarımsağınızı koyun.
Sarımsağı yakmadan, aroma ve kokusu yağa geçecek şekilde pişirin. İçine hazırlamış olduğunuz domatesleri ekleyin ve onları da yağda çevirin. Sonra ateşin altını kapatın.

İyice süzdürdüğünüz makarnaları soğuk sudan geçirmeden, tencereye alıp ve alt üst yaparak, sarımsak aromalı yağı makarnalara bir güzel yedirin.

İçine yağlarını fazla süzdürmeden ton balıklarını ve bol temiz suda yıkadığınız ve suyunu iyice süzdürdüğünüz mısırları ve zeytinleri ekleyin. Bol karabiber ve naneyi ekleyin. Tüm malzemeleri alt üst yapın, fazla karıştırmayın balıklar çok dağılmasın. Genelde alttan üste doğru harmanlayın.
Servis yapacağınız kaseye alıp, üzerini biberiye dalıyla süsleyin.

Taze biberiye, bu makarnaya hayat verecektir...:)

Afiyet olsun, gününüz güzel geçsin..

3 Ocak 2009

DOĞUM GÜNÜ, YENİ YIL, HOŞGELDİN 2009

2009 yılının tüm dünyaya barış, huzur, mutluluk getirmesi, doğal kaynaklarımızın daha bilinçli kullanılması ve bu konuda tüm dünyada bilinç oluşması, tüketimin azalması dileklerimle, tüm ziyaretçilerimin yeni yılını kutlarım.

Malum, blogumuz yemek blogu, her ne kadar eskisi kadar çok sık güncelleyemesem de, ARGE me devam ettiğimi sizlere bildirmek isterim. Yakınlarda, havuçlu kek, paskalya çöreği çalışmalarım oldu. Bu 2 çok güzel tarifi yakında sizlerle paylaşacağım.

Aralık ayı benim için çok heyecanlı geçer hep, o ay doğum günüm vardır bir de yeni yıl gelir.
Her zaman yılbaşı için kütük pasta yapmak istesem de, Aralık ayının sonlarında olan doğum günüm nedeniyle, kocamanbir pasta yaparım, kütük pastaya hiç halim kalmaz.

Yine benzer bir durum oldu, yine bir doğum günü pastası yaptım. Kütük pastayı yapamadım..:))

Bu sene kendime yaptığım pasta, 4 katlı idi. Katları sade pandispanyadan, içi çikolatalı krema, şanfıstık, vişne, damla çikolatalıydı. Tarifleri ise, klasik kullandığım malzemeler, önceki pastalardan bulabilirsiniz.

Fotograf makinamın pilleri bittiği için, resimleri telefonla çekmek zorunda kaldım. Görüntüler haliyle istediğim gibi değil.

8 Aralık 2008

Çikolata sepetinde acı badem likörlü trüff ile İYİ BAYRAMLAR

Tüm izleyicilerime İYİ BAYRAMLAR diliyorum. Her gününüz bayram güzelliğinde ve coşkusunda geçsin.

Fotoğraf makinemin son çektiği resim maalesef bu. Yakından çikolata çanaklarını çekmeye fırsat bulamadan bozuldu. Umarım kolay tamir olabilir.

Sevgiler...

6 Kasım 2008

İTÜ 80 GİRİŞLİ MATEMATİK MÜHENDİSLERİNİN 24 YIL SONRAKİ İLK TOPLANTISI

24 yıl aradan sonra, 4 yıl aynı sıralarda beraber oturup, ders dinlediğim üniversite arkadaşlarımla, 2 Kasım Pazar günü bir araya geldik ve onları yeniden görmek bana anlatılmaz bir mutluluk verdi. Dile kolay. 24 koca yıl!!.

Üniversite okurken, hep 2000 li yıllarda kaç yaşında olacağımı hesaplar ve hayatımın nasıl olacağını düşünürdüm ara ara. Yıllar bir su gibi geçti ve işte o hayalimde canlandırdığım yıllara geldim, farkında olamadan, her insan gibi. Pazar günkü toplantıda, bu düşünceler aklımdan doğal olarak geçti.

Toplantımızı düzenleyen sevgili arkadaşlarımız, 24 yılda değişeceğimizi düşünerek, panoya yıllık resimlerimizden asmışlardı. Birbirimizi tanıyalım diye, bu resimleri yakalarımıza iliştirdik..İyi ki de yapmışlar. Ben çok kullanmamakla beraber, bir kaç kişi için ihtiyaç duydum.

Fakat genel olarak değerlendirdiğimde, yılların bizlerden çok bir şey götürmediğini söyleyebilirim. Bu toplantıların daha sık olmasını dileyerek, arkadaşlarıma sürpriz olması için yaptığım pastaları resimlemeye geçiyorum.
Bazıları taşınmadan dolayı boyunlarını bükmüşlerdi. Ama yine de aşırı deforme olmamışlardı. Tarif vermiyorum çünkü klasik pasta tariflerimde hepsi var. Sadece bir tanesinde biraz yeni düzenleme yaptım. Son katını pandispanya yerine mereng hamurundan yaptım. Pastaya ayrı bir lezzet kattı fakat çok hafif kırılma yaptı.
Sonuçta, günümüzde, arkadaşlarım da, pastalarımız da, niyetlerimiz de, birbirimize verdiğimiz pozitif enerjide, ortam da çok sıcak, çok güzeldi. Tüm katılan arkadaşlarıma burdan sevgilerimi yolluyorum..
En son resimde, ben de boynu bükük pasta kervanına katılmışım..:)))


12 Ekim 2008

DOĞUM GÜNÜ PASTASI

Bu uzun bir süredir bekleyen bir pastam. Sitemi güncelliyecek zaman bulamamaktan dolayı 7 aydır bekliyordu. :)

Doğum günü sahibi küçük hanım, çikolatayı çok sevdiği için içi çikolatalı ve şanfıstıklı. Pandispanyası sade.

Tarifi ise klasik pandispanya ve çikolatalı krema tarifinde kullandığım tarifler.

Yeşil olan kısmi kalın çekilmiş pudra şekeri kullandığım için dağılan, bir türlü toparlanamayan şeker hamuruydu ben de onu çim yaparak değerlendirdim. Pastayı da çimin üzerine oturttum.
Kelebeklerle temayı tamamlamaya çalıştım. Kelebekte genç bayanın tercihlerindendi.

Ben de doğum günündeydim ve çocuklar pastayı çok beğendiler..:)

14 Eylül 2008

ENFES MEZELER - ŞAKE SEMRA İZGİN

Yaz döneminden dolayı, uzun bir ara vermek zorunda kaldım. Bu dönemde beni merak eden, öncelikle sevgili Damak tadı Gül, sonra sevgili Sihirli kepçe Feyza ve daha nice arakadaşlarıma teşekkür ediyorum. Hepiniz çok tatlısınız...:)

Bu uzun dönemde yapıp ama yayınlayamadığım ve sizlerle paylaşmak istediğim çok şey var.
Sırayla hepsini yayınlayacağım.

Fakat açılışı, benim yaptığım bir tarifle değil de, bir kişiyi sizlere tanıtarak yapmak istedim.
Bu tatlı bayanın adı SEMRA İZGİN bir soğuk meze duayeni.

Bu yaz verdiğim ufak ve önemli bir davetten dolayı, soğuk mezeleri hazır almaya karar verdim. Soğuk mezeler davetin temasını teşkil ediyordu ve benim için çok önemliydi.

Yakın bir arkadaşımın sürekli aldığı bir yer vardı ve bu mezelerle gayet başarılı davetler veriyordu. Kendisine danıştım ve beni Semra hanım'a yönlendirdi.

Semra hanım'la ilk tanışmam bu şekilde oldu. İyiki de tanışmışım. Birbirimizi çok sevdik..
Kendisi çok ama çok tatlı, belli bir kültürün kadını..Bir o kadar enerjik ve hareketli.

Davetten bahsedince mezelerini tatmam için beni evine davet etti. İyi ki de gitmişim. beraber geçirdiğimiz 3 saat içinde bana hem hayat hikayesini anlattı hem de o anda başka müşterileri için yaptığı, leziz mezelerinden ikram etti. Tatlı yedik tatlı konuştuk derler ya biz de meze yedik ve anılarını yad ettik Semra hanım'ın. Ama ne anılar...

1955-1970 yıllarında İstanbul Sarıyer'de bulunan meşhur Armenak Restaurant'ının sahibinin kızı, görmüş geçirmiş nev-inden biri Semra İzgin. Eski İstanbul'lu. Yıllarca babasıyla beraber mutfakta, eski İstanbul'un ve Ermeni mutfağının en güzel mezelerini pişirmişler, seçkin müşterilerine sunmuşlar.
Evlilik ve 2 çocuk yetiştirmenin ardından, Semra hanım, içindeki yemek, meze yapma arzusuna karşı koyamamış ve çok sevdiği mutfağa profesyonel olarak geri dönmüş.

Kendi meyhanesini açmış, seçkin ve bu lezzeti tanıyan müşterileri, aynı lezzeti tatmak için, İstanbul'un dört bir yanından gelirlermiş.

Aradan geçen yıllar, kendisine bazı istenmeyen olayları yaşatmış ve şu an evden meze yapmaya başlamış. Yaptığı mezeleri, Kınalı adadaki ve bizler gibi kendisine ulaşan müşterilerine yolluyor ve geçimini bu şekilde sağlamaya çalışıyor.

Anılarla geçen buluşmamızda, tattığım lezzetler arasında, zeytinyağlı hamsi, yaprak dolma, topik, patlıcan salata, tavuk ciğeri, kadınbudu köfte, midye dolma vardı.

Zeytinyağlı dolmayı herkes yapar fakat ben böylesini ilk defa yedim. Kendi kendine sos içinde pişmiş hamsisi, topiği, tel tel dökülen kadınbudu köftesi, ciğeri, midye dolması her şey mükemmeldi.

Bunun yanında Semra hanım'ın soğuk meze listesi çok uzun. Benim bile daha önce hiç duymadığım, o kadar değişik meze isimleri verdi ki, bu kesin başka bir kültür, ona karar verdim.

Ondan tarif almak için öldüm ama :))))

Ben ve misafirlerim, kendisinden davetim için aldığım mezelerden çok ama çok memnun kaldık. Fiyatları da gayet makul. İstenirse, adres de teslim edebiliyor fakat şu aralar ayağını kırdığı için bu hizmet mümkün değil.

Eğer bu güzel mezelerden satın almak, Semra hanım'ı tanıyıp, eski İstanbul mezeleri konusunda bilgi almak isterseniz ve davetlerinizde misafirlerinize bu leziz damak tadını tattırmayı arzu ederseniz, Semra hanım'ın cep telefon numarasını veriyorum.

Semra İzgin , cep telefonu 0535 795 20 03

Kendisine hazırlıksız gittiğim için telefonumla alelacele bir kaç resim çekebildim. Sohbet ve lezzet resim çekmeyi unutturdu resmen..:)

24 Mayıs 2008

HİNDİSTANCEVİZLİ PASTA

Her ne kadar gelecek tarifimde ton balıklı makarna yazmış olsam da, blogumu güncellemek için epey bir ara vermiş olduğumu düşündüm ve bekleyen tarifler arasında bulunan hindistan cevizli pastayı yayınlamaya karar verdim.

Beni arayıp soran sevgili blog arkadaşlarıma teşekkür ederim. Fakat yoğun geçen iş hayatı, yurt dışı gezileri derken, biriktirdiğim onca tarif olmasına rağmen, vakitsizlikten blogumu uzun zamandır güncelleyemiyorum. Biraz da zor mu geliyor nedir!!!.
Neyse şeytanın bacağını bu pasta ile kırayım...:)

Bu arada bana mail atarak nazar boncuklu kurabiyelerimin tarifini soran bir sürü kişi olmuş, onları da bugün yanıtladım. Kusura bakmasınlar.

Bir gün eşim elinde iki adet hindistan cevizi ile geldi. Suyunu aldıktan sonra, kabuğunu kırdık ve içlerini rendeledik. Kar gibi beyaz görüntüye bayıldık.

Ertesi gün bir arkadaşım bizi yemeğe davet etmişti ben de hindistan cevizi rendesini pasta süslemesinde kullanmaya karar verdim.

Bu pasta için daha önceden pişirip, tek katlarını kullanmadan, deep freeze e atmış olduğum, bir kat sade pandispanyayı http://leziztarifler.blogspot.com/2007/11/mutlu-yllar.html ve aynı tariften un miktarının 30 gramını ayırıp kakao ile tamamladığım kakolu pandispanyanın tek katını kullandım.

Bunları oda sıcaklığında biraz beklettim ve buzları çözülünce, süt ile ıslattım. İki katın arasına bol sakızlı krema sürdüm http://leziztarifler.blogspot.com/2007/11/gizem-in-muzlu-pastas.html, muz parçaları yerleştirdim. Ve 2. katı da yerleştirip, pastanın üstünü, kalan krema ile kapladım.

Buzdolabında bir süre beklettim ve tüm pastayı bol hindistan cevizi rendesi ile kapladım.

Pastanın içi 2 renkli olduğu için, üzerinin de uyum içinde olmasını istedim ve artan kakolu pandispanyalardan, eritilmiş çikolata ve krema ile yapmış olduğum trüfflerimi , tekrar hindistan cevizi rendesine bulayarak, pastanın üzerine yerleştirdim.

Hindistan cevizinin bembeyaz görüntüsü ve pastanın tadı herkesi çok memnun etti.

13 Nisan 2008

BADEMLİ KURABİYE


Bu kurabiye, uzun zamandır yayınlanmayı bekliyordu. Geçen şeker bayramında yapmıştım.
Bademli kurabiyelerin en güzeli desem yalan olmaz. Tarifi Leziz dergisi Aralık 2006 sayısından alınma ve bir Nady's tarifi.
Aynı sayıda, daha çok güzel kurabiye tarifleri var. Hepsi görünüşte birbirinden güzel. Denedikçe, eğer beğenirsem, kalıcı tarif defterime yani siteme, koymayı düşünüyorum.
25 adet kurabiye için
Malzemeler
  • 500 gr un
  • 300 gr oda sıcaklığında tereyağı (Orjinal tarif margarin fakat ben kullanmıyorum)
  • 1 adet yumurta
  • 1 yumurta sarısı
  • 125 gr pudra şekeri
  • 50 gr toz badem
  • 100 gr ince dövülmüş badem
  • 2 damla acı badem aroması (ben ekledim)
Glazür için
  • 1 limonun suyu
  • 1 su bardağı pudra şekeri
  • Renkli şekerler
  • Hindistan cevizi
  • 1 çorba kaşığı pudra şekeri
Hazırlanışı
Tüm malzemeler karıştırılıp yoğurulur. Hamurun üzeri kapatılıp, 30 dk buzdolabında bekletilir.
Fırın tepsisine yağlı kağıt serilir. Hamur merdaneyle açılır. Kalıplarla şekil verilerek kesilir.
Aralıklı olarak tepsiye dizilir. Fırın 170 C ye ısıtılır. Kurabiyeler fırına verilip, 20 dk. pişirilir ve soğumaya bırakılır.
Kurabiyelerin bir kısmının üzeri pudra şekeri ile, diğer kısmı da glazür ile kaplanarak, renkli şekerler ile süslenir.
Glazür için limon suyu ve pudra şekeri, çırpma teli ile iyice birbirine yedirilir. Glazür çabuk donacağı için, hızlı şekilde kurabiyelerin üzerine sürülür.
Afiyet olsun..